Demiryolu seyahatinde devrim yaratan bilet: Interrail

Bir yaz günü Tim Thomas, sırt çantasına gerekli birkaç eşyasını alarak, İngiltere’nin güneyindeki küçük memleketinden ayrıldı ve bir trene atlayarak Fransa’ya gitti. İşte demiryoluyla Avrupa’yı gezeceği bir aylık bir yolculuğu böyle başladı.

Yıllardan 1972’ydi ve Thomas o sıralarda 18 yaşındaydı. 21 katılımcı ülkede 21 yaşın altındaki gençlerin Avrupa çapında sınırsız seyahati için makul bir fiyata bilet satan Avrupa Interrail geçişinden yararlanan ilk yolcular arasındaydı.

CNN Travel’a konuşan Thomas, “Genç ve formdaydınız, her gün önünüzde keşfedeceğiniz yeni bir ülke veya kasaba olurdu” diyor. “Her zaman dört gözle bekleyecek bir şey vardı.”

Interrail belirli bir süre için, kapsadığı ülkelerde, 2. sınıf tüm trenlere ücret ödemeden binebilme imkânı sağlayan özel bir tren bileti. Nisan 2007 tarihine kadar bölgesel bilet uygulaması varken, bu sistem yerini küresel ve tek ülke şeklinde iki türe bıraktı.

Interrail belirli bir süre için, kapsadığı ülkelerde, 2. sınıf tüm trenlere ücret ödemeden binebilme imkânı sağlayan özel bir tren bileti. Nisan 2007 tarihine kadar bölgesel bilet uygulaması varken, bu sistem yerini küresel ve tek ülke şeklinde iki türe bıraktı.

Interrail, Avrupa demiryollarını denetleyen ve Interrail’in kontrolünü bağımsız Eurail şirketine bırakan Uluslararası Demiryolları Birliği (UIC) tarafından ortaya çıkarıldı.

UIC, Birinci Dünya Savaşı ve Versay Antlaşması’nın ardından Avrupa’nın sınırlarının yeniden düzenlenmesinden sonra 1922’de ortaya çıktı. 1972’de organizasyon, 50. yaş gününü kutlamak ve Avrupa gençliği arasında demiryolu seyahatini teşvik etmek için Avrupa çapında eğlenceli bir seyahat tasarladı.

Eurail başkanı Alexander Mokros CNN Travel’a verdiği demeçte, “Yüksek hızlı tren yoktu, düşük maliyetli uçuşlar yoktu, daha az otobüs vardı. Genel olarak seyahat bugünkünden tamamen farklı bir seviyedeydi” ifadelerini kullanıyor.

Avrupa’daki tren istasyonlarına Interrail’i tanıtan parlak renkli afişler asılmıştı ve Thomas Interrail’i ilk olarak bir poster aracılığıyla keşfettiğini hatırlıyor.

“Tren yolculuğunu her zaman sevmişimdir ve bu yüzden okuldan bir arkadaşımla gittim” diyor.

YOLCULUĞU BAŞLAMADAN BİTECEKTİ

Thomas’ın yolculuğu neredeyse başlamadan bitecekti. İngiliz kıyılarından Dover limanına doğru yola çıkarken, çantasını Londra hattındaki bir durak olan Ashford istasyonundaki bekleme odasında bıraktığını fark etti. Bugün, tren istasyonunda terk edilen bir çanta, imha edilir. Ancak 1972’de personeller Thomas’a endişelenmemesini söylüyorlardı. Çünkü çanta bir sonraki trenle gönderilecek ve Dover’da bir devir teslim yapabileceklerdi.

Thomas, “Bir sonraki tren gelip, çantamı teslim alana kadar sadece peronda beklemek zorunda kaldığını” anımsıyor. “O andan itibaren, bu gibi hatalar yapmaktan kaçındık” diyor.

Thomas ve arkadaşı, önce güneybatı Fransa’ya, ardından İsviçre’ye, Danimarka’ya, ardından Yugoslavya ve Münih, Almanya üzerinden de Atina’ya gittiler.

Tüm bu seyahat için hala ‘Avrupa Demiryolu Tarifesi’ adı altında yayınlanan ve tüm tren saatleri, istasyon arasındaki mesafeleri içeren bir çizelgeye güveniyordu.

TRENDE UYUYUP PARA BİRİKTİRDİLER

Çevrimiçi bankacılık öncesi dünyada, gezginler para alışverişi yapmak istiyorlarsa, ellerinde pasaportlarıyla bankada sıraya girmeleri gerekiyordu. Bu zorluk sebebiyle Thomas ve arkadaşı mümkün olan her gün trende uyuyarak dolaylı yoldan para biriktirdiler. Aksi takdirde, geceyi pansiyonlarda para ödeyip geçirmeleri gerekiyordu.

Thomas, yolda karşılaştıkları en büyük engelin güneş yanığı olduğu için şanslı olduklarını düşünüyor.

“Evden uzakta olmak tam bir özgürlük” diyor Thomas.

‘SEYAHAT EDENLERLE ÇOK FAZLA ORTAK NOKTAMIZ VAR’

Kuzey İrlanda’da büyüyen Martin McKee, 1972’de ilk Interrail gezisine çıktı. Üç arkadaşıyla sadece 15 yaşındayken çıktığı bu yolculukta zaman zaman yolları ayrılsa da yolculuk boyunca çeşitli noktalarda yeniden bir araya geldiler. Avrupa’yı çok küçük yaşta keşfetmek, McKee’nin düşünce tarzı üzerinde önemli bir etkiye sahipti. Hatta nereli olduğunu soranlara da Avrupalıyım diyordu.

CNN Travel’e verdiği demeçte, “Seyahat eden ve dünyayı görmek isteyen insanlar, hepimizin, geldiğimiz topluluklardan çok, çok daha fazla ortak noktası vardı” diyor.

Eurail’e göre, 1972’de toplamda 87 bin genç Interrail pass bileti ile seyahat etti.

İÇİNDE İNSANLARIN OLDUĞU FOTOĞRAFLARI SEVİYOR

Thomas 1973 ve 1974’te tekrar Interrail’e gitti. Avrupa’nın her bir köşesini fotoğraflayan Thomas, fotoğraflarına insanları çekmekten kaçınmaya çalıştı. Ama bugün bakarken, boş sahnelerden çok, içinde yabancıların olduğu fotoğraflardan hoşlanıyor. Çünkü o zamanların modasını, insanların tarzını bu şekilde görebiliyor.

‘PROGRAMIN İZİN VERDİĞİ KADAR İLERİ GİTTİM’

1970’ler ilerledikçe, “Interrail” artık bir fiil haline geldi ve Avrupa seyahat dilinin temel taşı oldu.

London South Bank Üniversitesi’nde fahri profesör olan Trudy Harpham, art arda üç üniversite yaz tatilinde Interrail’e gitti.

CNN Travel’a “Bir öğrenci olarak, yaz aylarında bir aylık ucuz Interrail seyahati oldukça karşı konulmazdı” diyor. “Programın izin verdiği kadar ileri gitmek istedim.”

1975’teki ilk yolculuğunda Harpham ve arkadaşı sırt çantalarını ve iki kişilik çadırını toplayıp demiryoluyla İstanbul’a ulaştı.

“Bilinmeyene adım atıyordum” diyor Harpham.

Harpham seyahat boyunca çok güzel şeyler yaşadı, ancak tabii ki her şey çok eğlenceli değildi. Trenlerde uzun süreler sıkıcı olabilir. Harpham Norveç seyahatinde, “bundan sonra hayatında başka bir huş ağacı ormanı görmek istemediğini” düşündüğünü hatırlıyor.

KONSEPT HİÇ DEĞİŞMEDİ

2022’de Avrupa Interrail geçişi 50. yılına girdi. Yıllar içinde değişti ve gelişti, ancak temel konsept değişmedi.

Programın bugünkü ile ilk yılları arasındaki en büyük fark, artık her yaştan herkese açık olması. Demiryolu uzmanı Mark Smith, bu değişikliğin elli yıllık varlığı boyunca ‘en iyi şey’ olduğunu söylüyor.

Berlin Duvarı’nın yıkılmasından sonra 400.000’den fazla Interrail bileti satıldı”. Bugün çok daha azı satılıyor. Geçen yıl 250 bin 341 Interrail bileti satıldı. En önemli hedef grup, 26 yaşın altındaki genç gezginler olmaya devam ediyor.

Bugün, ayrıca daha geniş bir Interrail seçenekleri yelpazesi var. Gezginler, seyahat günlerinin sayısına ve bilet sınıfına göre seçim yapabilir.

Avrupa’nın demiryolları da değişti. Yüksek hızlı servisler artık daha yaygın.

Bugün 33 ülke Interrail programına katılıyor ve geçiş kartı dijital biçimde mevcut. Fiyatlar, bir ay içinde dört gün seyahat eden 27 yaşın altındakiler için 185 €’dan (yaklaşık 3 bin 200 TL) başlar.

Bugün 33 ülke Interrail programına katılıyor ve geçiş kartı dijital biçimde mevcut. Fiyatlar, bir ay içinde dört gün seyahat eden 27 yaşın altındakiler için 185 €’dan (yaklaşık 3 bin 200 TL) başlar.

‘YALNIZ SEYAHAT EDİYORSANIZ BİLE YALNIZ DEĞİLSİNİZ’

Zaman değişti, ancak Eurail ekibinden Mokros, Interrail’in cazibesinin aşağı yukarı 1970’lerin ilk yolcuları için olanla aynı olduğunu söylüyor.

Mokros, “Yalnız seyahat ediyor olsanız bile, yalnız seyahat etmiyorsunuz. Bir şekilde başkalarıyla seyahat ediyorsunuz, başkalarıyla konuşuyorsunuz.” diyor.

Bugün, Tim Thomas Interrail günlerine ait çok sayıda fotoğrafa baktığında, kendisini gelecekteki demiryolu maceralarının hayalini kurarken buluyor. Temmuz ayında Belçika’nın Antwerp kentine bir tren yolculuğu var ve daha fazlasının olabileceğini umuyor.

CNN Travel’da yer alan ‘The train ticket that revolutionized European rail travel’ isimli yazıdan derlenmiştir.

Yorum yapın